FAPI PET/BT, kanser hücrelerini çevreleyen ve onları destekleyen fibroblast adlı hücreleri hedef alan yeni bir PET yöntemidir. Bilimsel olarak umut verici sonuçlar vermektedir; ancak henüz rutin kullanıma girmemiştir ve yalnızca seçilmiş durumlarda, hastayı takip eden hekimin değerlendirmesiyle gündeme gelir.
Bir tümör yalnızca kanser hücrelerinden oluşmaz. Kanser hücrelerinin çevresinde onları destekleyen, besleyen ve koruyan bir doku bulunur: bağ dokusu hücreleri, kan damarları ve bağışıklık hücreleri. Bu yapıya tümör mikroçevresi ya da stroma denir.
Fibroblastlar vücudun en yaygın bağ dokusu hücreleridir ve yaralanmalarda onarımı başlatır. Tümörün içinde ve çevresinde bulunan fibroblastlar ise kanserin büyümesine destek olacak şekilde değişir.
Kanser, bir anlamda iyileşmeye çalışan ama hiçbir zaman iyileşemeyen bir yaraya benzetilir. Onarım için devreye giren fibroblastlar sürekli etkin kalır ve tümöre yapısal destek sağlar.
Bu hücreler yeni damar oluşumunu destekleyebilir, bağışıklık sistemini baskılayabilir ve tedaviye direnç gelişimine katkıda bulunabilir. Bu yüzden hem görüntüleme hem de tedavi araştırmalarında önemli bir hedef haline gelmiştir.

Kanserle ilişkili fibroblastların yüzeyinde FAP (fibroblast aktivasyon proteini) adı verilen bir yapı bulunur. Sağlıklı dokulardaki fibroblastlarda bu protein ya hiç yoktur ya da çok azdır.
Birçok kanser türünde tümörü çevreleyen fibroblastlar yüzeylerinde yoğun miktarda FAP taşır.
FAP'a bağlanan küçük bir molekül (FAP inhibitörü, kısaca FAPI), çok az miktarda radyoaktif madde ile işaretlenir ve damar yolundan verilir.
Molekül tümörü çevreleyen fibroblastlarda birikir ve PET/BT ile görüntülenir. Yani FAPI PET tümörün kendisini değil, onu çevreleyen destek dokusunu gösterir.
FDG PET, kanserde en yaygın kullanılan PET yöntemidir ve şeker tüketimi yüksek hücreleri gösterir. FAPI PET ise farklı bir hedefe bakar. Bu nedenle iki yöntem birbirinin yerine değil, belirli durumlarda birbirini tamamlayacak şekilde düşünülür.
| Özellik | FDG PET/BT | FAPI PET/BT |
|---|---|---|
| Neyi hedefler? | Şeker tüketimi yüksek hücreleri | Tümörü çevreleyen fibroblastları |
| Hazırlık | Açlık ve kan şekeri kontrolü gerekir | Genellikle açlık gerekmez |
| Çekim zamanı | Enjeksiyondan yaklaşık 1 saat sonra | Daha kısa bir bekleme süresi yeterli olabilir |
| Beyin, kalp, karaciğer | Normalde yoğun tutulum gösterir | Tutulum düşüktür, kontrast yüksektir |
| Kullanım durumu | Rutin; kılavuzlarda yeri tanımlı, SGK kapsamında | Araştırma aşamasında; rutin değil, SGK geri ödemesi yok |
FAPI PET pek çok kanser türünde araştırılmaktadır. Bunlar arasında en dikkat çekici sonuçlar iki alanda elde edilmiştir:
Mide kanserinin bazı türleri, özellikle taşlı yüzük hücreli (diffüz) tip, FDG'yi az tutar ve FDG PET/BT'de yeterince görünmeyebilir. FAPI PET'in mide tümörünün kendisini ve yaygınlığını göstermede ek bilgi sağlayabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır.
Mide başta olmak üzere sindirim sistemi (GİS) ve yumurtalık (over) kanserlerinin karın zarına yayılması (peritonitis karsinomatoza) ile karın zarının kendisinden kaynaklanan (primer periton) tümörler, standart yöntemlerle her zaman yeterince gösterilemeyebilir. FAPI PET'in bu durumlarda hastalığın yaygınlığı hakkında ek bilgi sağlayabileceği gösterilmiştir.
FAPI PET/BT hakkında son yıllarda çok şey yazılıp konuşulmaktadır. Gerçekçi bir beklenti için şunları bilmekte fayda vardır:
Umut verici sonuçlara rağmen kanser tanı ve takibinde standart yöntemlerin yerini almamıştır. Uluslararası kılavuzlarda rutin kullanımı henüz tanımlanmamıştır.
Diğer yöntemlerin yeterli bilgi sağlamadığı seçilmiş hastalarda, hastayı takip eden hekimin ve nükleer tıp uzmanının ortak değerlendirmesiyle gündeme gelebilir.
Birçok hastada FDG PET/BT ve diğer standart yöntemler gerekli bilgiyi zaten verir. Bu durumda FAPI PET'in ek bir faydası olmaz.
FAPI PET/BT şu an için SGK tarafından karşılanmamaktadır.
Aynı hedefin hem görüntüleme hem de tedavi için kullanılmasına teranostik denir. FAP hedefinin de ilerleyen yıllarda tedavi amacıyla kullanılması üzerinde çalışılmaktadır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi kararı, kişisel durumunuza göre hekiminiz tarafından verilir.