Radyoembolizasyon (SIRT ya da TARE), ameliyat edilemeyen ve hastalığı karaciğerde baskın olan tümörlerde kullanılan ileri bir tedavi yöntemidir. Radyoaktif itriyum-90 yüklü mikroskobik küreler, karaciğer atardamarı yoluyla tümörü besleyen damarlara bırakılır ve tümöre yüksek dozda radyasyonu içeriden verir; sağlıklı karaciğer dokusu büyük ölçüde korunur.

Sağlıklı karaciğer kanının büyük kısmını kapı toplardamarından (portal ven) alır; karaciğerdeki tümörler ise beslenmelerini çoğunlukla karaciğer atardamarından sağlar. Radyoembolizasyon bu farktan yararlanır.
Kasıktan ya da bilekten girilen ince bir kateter, karaciğer atardamarında tümörü besleyen dala kadar ilerletilir. Buradan verilen, her biri yaklaşık dört kırmızı kan hücresi genişliğinde, toz zerresi kadar küçük mikroküreler kan akımıyla tümöre taşınır ve tümörün damarlarında tutulur. Kürelerdeki itriyum-90’ın yaydığı beta radyasyonu birkaç milimetre ilerleyerek tümörü içeriden etkiler.
Böylece tümöre dışarıdan verilen radyoterapiyle ulaşılması güç, yüksek radyasyon dozları verilebilirken sağlıklı karaciğer dokusu büyük ölçüde korunur. Seçilmiş merkezlerde itriyum-90 yerine holmiyum-166 içeren küreler de kullanılabilir.
Radyasyon tümörün içinden verildiği için bu yöntem bir tür “iç radyoterapi” (brakiterapi) olarak da tanımlanır. Uygulanış biçimi kemoembolizasyona (TACE) çok benzer; fark, kemoterapi ilacı yerine radyoaktif mikrokürelerin kullanılmasıdır.
Radyoembolizasyon, hastalığı karaciğerde baskın olan hastalarda kullanılır. Karar, hastanın genel durumu, karaciğer fonksiyonları ve tümörün yaygınlığı birlikte değerlendirilerek, multidisipliner tümör konseyinde verilir.
Ameliyat ya da ablasyon için uygun olmayan tümörlerde; tek ve sınırlı tümörlerde yüksek dozla “radyasyon segmentektomisi”, karaciğer nakli öncesi köprü ya da tümörü küçültme tedavisi olarak.
Hastalığı karaciğerde baskın olan, kemoterapiyle birlikte ya da kemoterapiye rağmen ilerleyen seçilmiş hastalarda.
Karaciğerde yaygın ya da hormon salgısına bağlı yakınmalara yol açan metastazlarda; gerektiğinde Lutesyum tedavisiyle birlikte planlanır.
Karaciğer içi safra yolu kanserinde ve meme kanseri ya da melanom gibi diğer tümörlerin karaciğer metastazlarında, seçilmiş hastalarda.
Radyoembolizasyon iki ayrı gün yapılır: önce bir planlama günü, birkaç gün ile iki hafta sonra da tedavi günü. Yeşil işaretli adımlar nükleer tıp bölümünde yapılır.
Kan testleri, karaciğer fonksiyonları ve güncel görüntülemeler (BT, MR, gerekirse PET/BT) incelenir; uygunluk tümör konseyinde değerlendirilir.
Girişimsel radyolog, kateterle karaciğerin damar haritasını çıkarır. Mide ya da bağırsağa giden küçük dallar gerekirse kapatılır ve tedavi verilecek damara Tc-99m MAA adlı test maddesi verilir.
Test maddesinin karaciğerde nasıl dağıldığı görüntülenir: akciğere ya da karaciğer dışına kaçış olup olmadığı ve tümörün ne kadar madde tuttuğu ölçülür.
Bu ölçümlerle tümöre yeterli, sağlıklı karaciğere güvenli dozu verecek tedavi miktarı size özel hesaplanır.
Aynı yoldan kateterle karaciğer atardamarına ulaşılır ve itriyum-90 yüklü mikroküreler verilir. İşlem genellikle bir saat içinde tamamlanır.
Kürelerin hedeflenen bölgeye ulaştığı ve tümörün aldığı doz görüntülenerek doğrulanır.
Yanıt genellikle 1–3 ay içinde BT ya da MR ile değerlendirilir; kan testleriyle karaciğer fonksiyonları izlenir.
Tc-99m MAA, tedavide kullanılacak mikrokürelerle benzer boyutta, düşük radyasyonlu bir test maddesidir. Planlama anjiyografisinde tedavinin verileceği damara verilir ve SPECT/BT ile görüntülenir. Böylece gerçek tedavi verilmeden önce kürelerin karaciğerde nasıl dağılacağı önceden görülür.
Bu çalışmada ölçülen değerler hem tedavinin güvenliğini hem de etkinliğini belirler. Güncel çalışmalar, MAA ile önceden hesaplanan dozların tedavi sonrasında ölçülen dozlarla yakından uyuştuğunu göstermiştir.
Radyoembolizasyonda başarıyı belirleyen en önemli etkenlerden biri, tümörün aldığı radyasyon dozudur. Kişiye özel dozimetride tedavi miktarı; tümörün ve sağlıklı karaciğerin hacmi ile MAA çalışmasında ölçülen dağılım dikkate alınarak hesaplanır. Amaç, tümöre yeterince yüksek, sağlıklı karaciğere ise güvenli bir doz vermektir.
Karaciğer kanserinde yapılan randomize DOSISPHERE-01 çalışmasında, kişiye özel dozimetriyle tedavi edilen hastalarda tümör yanıtı, standart doz yaklaşımına göre belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur.
Nöroendokrin tümörlerde karaciğer metastazları sıklıkla hastalığın en önemli kısmını oluşturur. Karaciğerde baskın hastalığı olan seçilmiş hastalarda radyoembolizasyon, tüm vücuttaki hastalığı hedefleyen Lutesyum-DOTATATE (PRRT) tedavisiyle sıralı ya da birlikte planlanabilir.
İki tedavi de karaciğere radyasyon verdiği için, sıralama ve dozlar karaciğerin toplam radyasyon yükü göz önünde bulundurularak, dikkatli bir planlamayla belirlenir.
Tedaviden sonraki ilk günlerde yorgunluk, hafif karın ağrısı, bulantı ve hafif ateş görülebilir. Bu yakınmalar genellikle hafiftir ve kısa sürede geçer.
Daha nadir görülen ciddi yan etkiler arasında karaciğer fonksiyonlarında bozulma, akciğerde radyasyona bağlı iltihaplanma, mide-bağırsak ülseri ve safra kesesi iltihabı yer alır. Planlama aşamasındaki MAA çalışması ve kişiye özel dozimetri, bu risklerin en aza indirilmesini amaçlar.
8 cm’ye kadar tek karaciğer kanseri olan 162 hastada, cam mikroküreli Y-90 tedavisiyle yüksek ve kalıcı tümör yanıtı; 3 yıllık sağkalım %86,6.
Salem R, et al. Hepatology 2021 →Lokal ileri karaciğer kanserinde randomize faz 2 çalışma: kişiye özel dozimetri, standart doza göre tümör yanıtını belirgin şekilde artırdı.
Garin E, et al. Lancet Gastroenterol Hepatol 2021 →Kolorektal kanser karaciğer metastazlarında ikinci basamakta kemoterapiye radyoembolizasyon eklenmesi, hastalığın ilerlemesini geciktirdi; genel sağkalımda fark gösterilmedi.
Mulcahy MF, et al. J Clin Oncol 2021 →Hayır. İşlem, kasıktan ya da bilekten girilen ince bir kateterle yapılır; karında kesi yapılmaz. Genellikle sedasyon ve lokal anestezi yeterlidir.
Planlama günü ve tedavi günü sonrasında çoğu hasta aynı gün ya da bir gece gözlemden sonra evine gidebilir.
Evet, hastalığın türüne göre kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ya da Lutesyum tedavisiyle birlikte planlanabilir. Sıralama onkoloji ekibinizle birlikte belirlenir.
Karaciğerin farklı bölgeleri için ya da hastalık yeniden ortaya çıkarsa, karaciğer fonksiyonları ve daha önce alınan doz uygunsa tekrar edilebilir.
Tedaviye yanıt genellikle 1–3 ay sonra yapılan BT ya da MR ile değerlendirilir. Tümörün küçülmesi aylar içinde devam edebilir.
Radyonüklid Tedavi Polikliniği · İstanbul Tıp Fakültesi · Santral +90 212 414 20 00 (dahili 32221)