Tedavi, hastanın kendi görüntüleme, laboratuvar ve genetik bulgularına göre planlanır. Aynı hastalığı olan iki kişiye bile farklı yaklaşımlar seçilebilir.
Sık sorulan sorularKanser tedavisinde “herkese aynı ilaç” yaklaşımının her hastada işe yaramadığı anlaşıldı. Son yıllarda genetik ve görüntüleme teknikleri, hastaya göre karar vermeyi mümkün kıldı. Bu yaklaşım Türkçede “kişiselleştirilmiş tıp” ya da “hassas tıp” olarak da anılır.
Teranostikte önce görüntülemeyle hedefin tümörde olduğu gösterilir; fayda beklenmeyen hastaya tedavi uygulanmaz.
Dozimetri ile organların aldığı radyasyon ölçülür; doz hastanın kendi değerlerine göre ayarlanır.
Tedavi sonrası görüntüleme ve PSA ile yanıt takip edilir; sonraki kür buna göre planlanır.
Sorular, yukarıdaki üç adımın sırasıyla gruplandı. Hangi aşamadaysanız oradan başlayabilirsiniz.
Atom tedavisinin ne olduğu ve nasıl çalıştığı
Radyoaktif bir maddenin, kanser hücrelerini tanıyan “akıllı” bir moleküle bağlanarak vücuda verildiği hedefe yönelik bir tedavidir. Molekül kanser hücresinin yüzeyindeki özel yapılara bir anahtarın kilide oturması gibi tutunur; radyoaktif madde de yaydığı ışınla hücreyi içeriden etkiler.
İlaç kan yoluyla dolaştığı için vücudun farklı bölgelerine yayılmış kanser odaklarına bile ulaşabilir, sağlıklı dokular ise büyük ölçüde korunur.
“Tedavi” ve “tanı” kelimelerinin birleşimidir. Önce aynı hedefe yönelik bir molekülle PET/BT çekilerek kanser hücrelerinin bu hedefi taşıyıp taşımadığı görülür; hedef görünüyorsa aynı molekül bu kez tedavi edici bir radyoaktif maddeyle verilir.
Lutesyum-177 beta ışını, aktinyum-225 ise alfa ışını yayar. Alfa ışınları çok kısa mesafede çok daha yüksek enerji bırakır ve kanser hücresinin DNA’sına daha güçlü hasar verir.
Lutesyum, geniş klinik deneyimi ve randomize çalışmalarla kanıtlanmış etkinliği nedeniyle genellikle ilk tercihtir. Alfa tedavisi ise lutesyuma yeterli yanıt alınamayan veya ileri evre hastalarda güçlü bir seçenek olarak değerlendirilir.
Evet. Nöroendokrin tümörlerde 2017’de yayımlanan NETTER çalışması, Lutesyum-DOTATATE’in alternatif tedavilere göre daha etkili olduğunu ve yaşam süresini uzattığını gösterdi. İleri evre prostat kanserinde 2021’de yayımlanan VISION çalışmasında, standart tedaviye Lutesyum-PSMA eklenmesi yaşam süresini anlamlı olarak uzattı.
Hangi hastalıklarda ve hangi durumlarda kullanıldığı
Başlıca prostat kanseri, nöroendokrin tümörler, tiroid kanseri, karaciğer tümörleri, pankreas kanseri ve kemik metastazlarında kullanılır. Hangi radyoaktif maddenin ve hangi molekülün seçileceği hastalığın türüne göre değişir.
Önce hedefin kanser hücrelerinde bulunduğunu göstermek gerekir. Bunun için prostat kanserinde PSMA PET/BT, nöroendokrin tümörlerde DOTATATE PET/BT çekilir. Tümör odakları hedefi yeterince taşıyorsa tedavi bu odaklara ulaşabilir demektir.
Buna ek olarak böbrek fonksiyonları ve kan değerleri değerlendirilir. Karar, tüm tetkikler birlikte incelendikten sonra verilir.
Lutesyum-PSMA tedavisi genellikle ileri evre prostat kanserinde, hastalık hormon tedavisi başta olmak üzere diğer tedavilere yanıt vermediğinde, yayıldığında veya kemoterapi gibi tedavilerin yan etkileri tolere edilemediğinde kullanılır.
Prostat kanserinde Lutesyum-PSMA tedavisi sırasında hormon tedavisini kesmek gerekmez. Kemoterapi dışındaki diğer tedaviler doktorunuz uygun görürse kontrol altında birlikte sürdürülebilir. Kemoterapi alıyorsanız ve atom tedavisine karar verildiyse kemoterapiye ara verilir.
Hiçbir ilacınızı kendi kararınızla bırakmayın; değişiklikleri her zaman sizi takip eden hekimlerle birlikte planlayın.
Doz, tedavi günü ve kürler
Dozimetri adı verilen yöntemle, verilen ilacın tümörde ve sağlıklı organlarda ne kadar biriktiği ölçülür. Böylece her hastanın tedavi dozu kişiye özel olarak hesaplanır: tümöre mümkün olan en etkili doz verilirken böbrek gibi sağlıklı organlar korunur.
Radyoaktif ilaç, her hasta için Nükleer Tıp laboratuvarında özel olarak hazırlanır ve damar yoluyla verilir. Uygulama ameliyat ya da anestezi gerektirmez.
Bu, uygulanan tedaviye göre değişir. Bazı tedavilerden sonra hastanede kalmadan aynı gün evinize dönebilirsiniz; bazılarında ise radyasyon güvenliği kuralları gereği kısa bir süre radyasyondan korumalı özel odalarda kalmanız gerekebilir. Sizin durumunuz tedavi öncesinde net olarak bildirilir.
Kanser türüne göre tedavi tek seferde veya birkaç kür halinde uygulanır. Prostat kanseri ve nöroendokrin tümörlerde kür sayısı ve iki kür arasındaki süre hastadan hastaya farklıdır; her kürden sonra tedaviye yanıt ve kan değerleri değerlendirilerek bir sonraki adım planlanır.
Yan etkiler, günlük hayat ve takip
Kürler arasında ve tedavi sonrasında kan tahlilleri, tümör belirteçleri (örneğin prostat kanserinde PSA) ve gerektiğinde PET/BT görüntülemeleriyle yanıt değerlendirilir. Sonraki kür bu sonuçlara göre planlanır.
İlaç doğrudan kanser hücrelerine bağlandığı için kemoterapideki gibi yaygın yan etkiler beklenmez. Bazı hastalarda ağız kuruluğu, geçici yorgunluk veya kan değerlerinde geçici düşüş görülebilir.
Bu etkiler düzenli kan tahlilleriyle izlenir. Tedavi öncesi testler ve dozimetri sayesinde yan etki riski taşıyan hastalar önceden belirlenir ve tedavi buna göre planlanır.
Taburcu olduğunuzda vücudunuzdaki radyasyon güvenli sınırların altındadır. Yine de ilk günlerde özellikle küçük çocuklar ve hamilelerle uzun süreli yakın temastan kaçınmak gibi bazı basit önlemler önerilir. Size özel kurallar taburculukta yazılı olarak verilir.
Radyonüklid Tedavi Polikliniği, İstanbul Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı. Santral +90 212 414 20 00, dahili 32221. İletişim sayfası